Silikon Vadisi Bankası’nın İflası Türkiye’yi Etkiler mi?

Silikon Vadisi Bankası, yalnızca ABD’den değil tüm dünyadan start-up projelerine kredi olanağı sağlıyordu. Bu sebeple de Silikon Vadisi’nin batışı çok sayıda insanı etkiledi. Bu kadar çok insana ulaşan bir bankanın batması için ise gerçekten büyük hatalar yapmak gerekiyor. Maalesef SVB de tam olarak bu kadar büyük hatalar yaptı.  

Tüm bunların ışığında Silikon Vadisi Bankası’nın yaptığı yanlışları bilmemiz ve bu hatalardan ders çıkartmamız oldukça önemli. Hepsini bir kenara bırakacak olursak bu iflasın etkilerinin bize kadar ulaşabilmesi ihtimali var mı? Ekonomist Şenol Babuşcu‘ya Silikon Vadisi Bankası’nın iflasının altında yatan nedenleri ve bu iflastan çıkartmamız gereken sonuçları sorduk. Babuşcu’nun cevaplarına geçmeden önce, neler yaşanmıştı bir hatırlayalım.

Silikon Vadisi Bankası’nın ardından ABD’nin iki büyük bankası daha iflasını açıklamıştı. 

Bu bankalardan biri Silvergate Capital, diğeri ise Signature Bank’tı. Tek başına SVB’nin batışı bile ülkede büyük bir telaşa sebep olmuşken ülkenin önemli bankaları arasında gösterebileceğimiz iki bankanın daha batması akıllarda soru işaretleri yarattı fakat üç bankanın batış hikayesi de farklı. SVB’nin aksine Silvergate Capital ve Signature Bank’ı bitiren kripto piyasalarında yaşanan düşüş oldu. 

SVB’nin iflasıysa gerçek bir batış hikayesi. Silikon Vadisi Bankası, tüm dünya tarafından tanınıyor ve büyük bir güven duyuluyordu. Bu sebeple yalnızca start-up şirketleri kredi çekmiyor, aynı zamanda geliştiriciler, kişi ve kuruluşlar da paralarını SVB’deki mevduat hesaplarında tutuyorlardı. Bankadaki toplam mevduat hesabı sayısı ise her geçen gün artıyordu.

2020 yılında SVB’nin tahvil portföyü 30 milyar doları aşıyordu. 

Tahvil portföyünün ne anlama geldiğini kısaca anlatmak gerekirse, bankanın devlete borç vermesi karşılığında aldığı menkul kıymetlerin tamamı diyebiliriz. Şimdi dönelim konumuza; Silikon Vadisi Bankası’nın 2020 yılında toplam 30 milyar dolar olan tahvil portföyü, 2021 yılında 130 milyar dolara yaklaşmıştı. Yani o zaman için SVB’nin elinde çok büyük bir mali güç vardı. Ancak FED faiz oranları o dönem 0’dı ve ABD tahvil faiz oranları ise %2 civarındaydı. 2022 yılına geldiğimizde ise bankanın varlıklarının toplamı 212 milyar dolar değerindeydi. 

Biliyorsunuz ki ekonomik şartlar FED’i faiz artırımına itti. Rusya-Ukrayna gerilimi, Çin ile yaşanan kriz derken de 2022 Mart ayına gelindiğinde FED faizleri %4,50-4,75 aralığına kadar yükseltmişti. Bu durum SVB’nin elinde bulunan tahvillerin büyük oranda değer kaybetmesine sebep oldu ve belki de iflasının temelleri de atılmış oldu.

Sonuç olarak da artan enflasyonla birlikte start-up maliyetleri yükselmeye devam ederken şirketler mevduat hesaplarını bir bir kapatmaya başladı. SVB tahvillerini yok pahasına sattı ve hisseleri hızla düştü. Böylece banka, para çekme taleplerini karşılayamaz hale geldi ve iflasını açıklamak durumunda kaldı.

SVB’nin en büyük hatalarından biri krizi görmezden gelmek oldu. 

Ekonomi hakkındaki bilgileriyle her fırsatta ufkumuzu açan Şenol Babuşçu, SVB’nin iflasının altında yatan sebepleri şu şekilde açıkladı: FED, faiz artırımına gideceğini her fırsatta söylemiş olmasına rağmen SVB aksine bir tavırla düşük faizden kamu borçlanma araçları almaya devam etti. Sonucunda da negatif faiz oranları %50’lere ulaşırken faiz oranlarının yükseltilmesi bankaları büyük zararlara uğrattı.  

Öte yandan yine Babuşçu’nun aktardığına göre; start-up mevduat müşterilerinin artan likidite ihtiyaçları da yine SVB tarafından ön görülemedi. Bu sebeple de yüksek enflasyon ile uyuşmayan satın alımlar gerçekleştirildi ve FED’in faiz artırımı sonrası banka büyük bir zarara uğradı. 

Gelelim bize… Bu batış hikayesinden çıkartmamız gereken dersler var. 

Maalesef ki yalnızca ABD’de değil; tüm dünyada durum bu şekilde. Bankalar uzun vadeli düşünerek düşük faizden tahvil sahibi oluyor fakat enlasyonla birlikte artan faizler sonrası zarara uğruyor. Sonuç olarak da uzun vadeli borçlanma araçlarının kapatılması için kısa vadelerle yenilenen yüksek faizli mevduatlara başvuruluyor. 

Elbette her şeyden önce SVB’nin risk yönetimi konusundaki başarısızlığı da iflasının yapı taşlarından biriydi. Bunu örnek göstererek her bankanın benzer bir durum yaşadığını veya yaşayacağını söylemek doğru olmaz fakat içinde bulunduğumuz ekonomik durumlara göre yatırım yapmanın önemini anlamış oluyoruz.  

Bir bankanın iflası çok sayıda şirketi, yatırımcıyı ve bankayı etkileyebilir. 

Silikon Vadisi gibi büyük bankaların iflası pek çok açıdan korkunç bir senaryo. Sonuç olarak bankacılık, güvene dayalı bir oluşum ve başka insanların ‘parasını’ bünyenizde bulunduruyorsunuz. Üstelik SVB gibi büyük bankalar yalnızca insanların değil; başka bankaların, şirketlerin, geliştiricilerin ve start-up projelerinin de parasını elinde bulunduruyor. Büyük meblağlara sahip bu şirketler bankadaki paralarını çekmek istedikleri zaman da bu paranın kasanızda bulunması gerekiyor. 

Dünya çapında müşterisi olan böylesine büyük bir bankanın iflas etmesi bu sebeple büyük riskler de barındırıyor. Örneğin bu kadar büyük iflaslar, farklı şirketlerin varlıklarını da tehlikeye atabileceği için “domino etkisi” yaratabilir. 

Peki bu iflas “bizi” etkileyebilir mi?

Şenol Babuşçu, Silikon Vadisi Bankası’nın iflasının ardından yaşanan krizin ülkemizdeki bankaları etkilemesini beklemediklerini dile getirdi. Halihazırda Silikon Vadisi Bankası’na Federal Mevduat Sigorta Kurumu tarafından el konularak mevduat hesapları koruma altına alınmış durumda. Bu sebeple krizin büyümesi ve bize kadar ulaşması da pek mümkün görünmüyor. 

Ekonomik kriz gibi yönetilmesi güç durumlarda da bankaların risk yönetimi konusundaki başarısı veya başarısızlığı ön plana çıkıyor. Unutmamak gerekir ki; SVB sinyallerin birçoğunu görmezden geldiği için bu halde. Bu sebeple hem bireysel hem de kurumsal yatırımlarımızda başımıza gelebilecek olumsuzlukları göz önünde bulundurmak veya en azından sinyalleri dikkate almak hepimiz için oldukça önemli. 

Silikon Vadisi Bankası’nın batışıyla ilgili daha detaylı bilgi almak istiyorsanız bu içeriklerimize de göz atabilirsiniz:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*