Cumhuriyet TV yurttaşlara sordu… Kızılay’a güven sıfır: ‘Dernek mi şirket mi?’

Kahramanmaraş’ta yaşanan ve 45 binden fazla yurttaşın hayatını kaybettiği deprem felaketinin ardından Kızılay skandalı patlak verdi. Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel’in ortaya çıkardığı ve “Kızılay, deprem telaşında AHBAP’a çadır sattı” başlığıyla yayınlanan haber, günlerce Türkiye’nin gündem oldu.  

Öte yandan yurttaşlar nezdinde de Kızılay‘a güven giderek azalıyor. Cumhuriyet Gazetesi muhabirinin sorularına yanıt veren yurttaşlar, konuya dair hem üzgün hem öfkeli olduklarını belirtti. Geçmişte Kızılay‘ın örnek bir kurum olduğunu ifade ettiler.

Bunun yanında Kızılay bir şirket mantığında yönetildiği müddetçe yurttaşlar Kızılay’a kan veyahut para bağışında bulunmayacaklarını dile getirdi. 

Yurttaşlar Kızılay’a işte bu sözlerle tepki gösterdi:

ŞAFAK YAŞAR, YÖNETİCİ, 68 YAŞINDA

“Benim jenerasyonum Kızılay’ın misyonunu farklı bilir. Bu yüzden Kızılay’ı baştan karalamıyorum. Böyle bir durumda kesinlikle çadır satmaması gerekirdi. Değişen koşullar sebebiyle bir kazanç sağlama amacı gütmüş olabilirler. Bizim çocukluğumuzdaki Kızılay ile bu Kızılay çok farklı. Bir sosyal sorumluluk görevimiz varsa başka kanallara bağış yaparım ama Kızılay’a artık bağış yapmam. Bu benim için bir skandal.”

SUNGUR ERTAN, MİMAR, 74 YAŞINDA

“Böyle bir felaketin yaşandığı günlerde son derece yakışıksız bir şeydi. Bizim de tüm Türkiye’nin de güveni sarsıldı. Kızılay son yıllarda bu hale geldi. küçüklüğümde ben de Kızılay kolu başkanıydım. Maalesef Kızılay’ı yıprattılar. Artık güvenip bağış yapmam.”

ALİ REİS, EMEKLİ ŞOFÖR, 56 YAŞINDA

“Kızılay sanki bir anonim şirketmiş gibi çalışıyor. Buna yorum bile yapılamaz, bir şey demeyeceğim. Kızılay dernekleşmeden ziyade şirketleşen bir yapı. Bu sebepten Kızılay’a uzun yıllardır bağışta bulunmuyorum. bireysel olarak bir kişi ihtiyaç duyarsa gidip bağışlarım yalnızca. Çünkü güven sarsıldı bir kere.”

ABDURRAHMAN OKUR, EMEKLİ, 58 YAŞINDA

“Kızılay geçmişten bu yana, hep çok değerli ve çok üst düzey bir kurum olmuştur. Biz böyle büyüdük. Gerçekten doğruysa bunlar hiç hoş değil, son derece yanlış.”

CANSU PALTA, EV HANIMI, 30 YAŞINDA

“Hatay-İskenderun’dan geliyorum, depremzedeyim. Bunları birebir yaşadık zaten. Yardımlar geç geldi. Gelen yardımlar da bekletildi. Enkazların altında insanlar varken iş makineleri durduruldu. Bu çadır satma meselesi çok anormal. Particilik meselesi değil merhametle meselesi.”

MEHMET KARAOSMANOĞLU, EMEKLİ ESNAF, 77 YAŞINDA

“Kızılay’ın görevi çadır satmak değil halka yardım etmektir. Ancak Kızılay içindeki herkesin aynı görüşte olduğunu ve bu durumdan hoşnut olduğunu sanmıyorum, neticede onlar da emir alıyorlar. Bu olayları duymadan önce Kızılay’a bağış yapardım ancak şimdi yapmam. Bundan sonra tereddütteyim.”

RAMAZAN BALİ, ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ, 22 YAŞINDA

“Yolsuzluk çıkmayan yer yok! Artık insanlar şaşırmıyor bile böyle şeylere. Gönül isterdi ki bunlar olmasın, yardımlar yerine ulaşsın. Kızılay bile bunu yapıyorsa diğer kurumlar neler yapmaz… Artık bağış yapmam. İnsanlarda önyargı yarattılar.”

ERSAN TEKEBAŞ, İKTİSATÇI, 70 YAŞINDA

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir